Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6807 E. 2015/54 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6807
KARAR NO : 2015/54
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanık …’in yetkilisi olduğu Banses isimli öğrenci yurdunda müdür olarak çalışan ve öğrencilerden yurt bedellerini tahsil etme yetkisi bulunan katılan …’in, yurtta kalan öğrenciler … ile …’ya ait senetlerin kaybolması üzerine sorumluluk sahibi olmasından dolayı adı belirtilen öğrencilerin yurda olan borçları karşılığında 8.000 TL bedelli ve yargılama konusu olan senedi düzenleyerek teminat amacıyla yurt yetkilisi olan sanığa verdiği; ancak söz konusu senedin verilme sebebi olan borcun, katılan tarafından ödenmesine rağmen, sanığın, teminat olarak kendisine verilen söz konusu senede istinaden, 26.07.2010 tarihinde, katılan aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi yoluna başvurmak suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, tanıkların anlatımlarına, katılanın beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı olan suçu işlediğine dair somut ve kesin bir

delilin elde edilemediği; ve ayrıca söz konusu senet ile ilgili yapılan İcra takibine ait dosyanın bir örneğinin dosyaya eklendiği, icra takibi sürecinde katılanın takibe yönelik herhangi bir itirazda bulunmayıp, senet bedelini ödeyerek icra takibini sonlandırdığı, yargılama aşamasında verdiği ifadesinde; söz konusu senedin bedelsiz kaldığına dair hukuk mahkemesinde ayrıca bir dava açmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş ve sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.