Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6850 E. 2015/200 K. 13.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6850
KARAR NO : 2015/200
KARAR TARİHİ : 13.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın evlenmek istediği ve bu durumu çevresine bildirdiği, köylüsü …isimli bir şahsın ortak arkadaşları olan … isimli bir şahsın kendisini telefon ile arayarak bir bayanla tanıştıracağını ve … iline gelmesi gerektiğini söylediği, katılanın bunun üzerine tek başına …’e geldiği, otogarda … isimli şahsın kendisine verdiği telefon numarasını aradığı, …’ın kendisine bir adres vererek oraya gelmesini söylediği, katılanın …’ın söylediği yere gittiği, bir müddet sonra … isimli şahsın yanına gelerek kendisini tanıttığı, birlikte kendisini.. olarak tanıtan taksicinin kullandığı ticari taksi ile Cumhuriyet Mahallesi olduğunu bildiği adreste bulunan bir eve gittikleri, burada

… isimli bayanın ağabeyi olarak tanıttıkları sanık ….’ın kendilerini karşıladığı ve evlenme bahsine girdikleri, sanık ….’ın ablası… ile evlenebileceklerini söyleyerek katılandan 5.000 TL’lik altın takı ve 1.500 TL de başlık parası istediği, katılanın parası olmadığını söylemesi üzerine şahıslardan ayrılarak … iline dönmek üzere otogara gittiği, otobüsün hareket saatini beklerken… isimli şahsın kendisini telefonla arayarak “bir yere gitme, … ile aranızı yapacağım, 500,00-TL’ye bu işi hallederim dediği” daha sonra sanık …. ile birlikte otogara geldikleri ve katılanı alarak… çarşı merkezine gittikleri, sanık ….’ın ablası olarak tanıttığı… isimli bayanı yanlarına çağırdığı, bir kuyumcudan 4 adet bilezik, 2 adet yüzük olmak üzere 3.750 TL’lik takı aldıkları ve katılanın kuyumcuda takıları… isimli bayana taktığı, daha sonra Kütahya’ya gitmek üzere otogara geldikleri ancak bilet bulamadıkları, sanık …. ve…’ın teklifi ile … iline gittikleri, … otogarında… iline gitmek üzere bilet aldıkları, otobüsün hareket saatini beklerken sanık ….’ın yediği yemekten midesinin ağrıdığını söyleyerek soda istediği, katılanın kendisine… olarak tanıtılan bayana 5 TL vererek soda almasını söylediği, soda almaya giden bayanın geri dönmediği katılanın sanık …. ile birlikte otogarda… isimli bayanı aramaya başladığı ancak bulamadığı, daha sonra sanık ….’ın da kaçmaya çalıştığı, katılanın otogar polisinden yardım isteyerek sanık ….’ı yakalattığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.