Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7084 E. 2015/1279 K. 27.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7084
KARAR NO : 2015/1279
KARAR TARİHİ : 27.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin arkadaşları olan B… isimli şahıslarla içmek için esrar aramaya başladıkları, …’ın Zonguldak Merkez de oturan esrar kullandığını duyduğu, sanığın kendilerine esrar bulabileceğini söyleyince şikayetçi ve arkadaşlarının kendilerine esrar temin etmesi için sanığı cep telefonundan aradıkları, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre şikayetçi ve arkadaşlarını dolandırarak paralarını alabileceğini düşünüp onlara esrar temininde yardımcı olacağını söylediği, bunun üzerine şikayetçi ve arkadaşlarının Zonguldak iline geldikleri, sanık ile buluştukları, şikayetçi …’in kendilerine esrar
temin etmesi karşılığında 400 TL parayı sanığa verdiği, sanığın parayı alınca şahıslara terminalde kendisini beklemelerini esrarı alıp geleceğini söylediği, şikayetçinin ise kendisinin de birlikte geleceğini söylediği, sanığın ticari taksi ile gittiği, bir süre sonra izini kaybettirdiği eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda; hukuki düzenin bazı alacaklar bakımından borçlusuna dava ve cebri icra yoluyla zorlama hakkı vermediği borçların, “eksik borçlar” olduğu, eksik borcun yaptırımının hukuk düzeninde bulunmadığı, talep edilebilir ancak dava edilmez olduğu, hakim tarafından re’sen dikkate alınacağı, kumar ve bahis borçları ile evlenme tellallığından doğan borçların bu kapsamda olduğu, gözetildiğinde; konusu suç olan uyuşturucu madde temini kapsamında ahlaka ve hukuka aykırı isteğin karşılanmamasının ne şekilde hileli davranış olduğu açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY;
Şikayetçinin arkadaşları olan… isimli şahıslarla içmek için esrar aramaya başladıkları, … Merkez de oturan esrar kullandığını duyduğu, sanığın kendilerine esrar bulabileceğini söyleyince şikayetçi ve arkadaşlarının kendilerine esrar temin etmesi için sanığı cep telefonundan aradıkları, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre şikayetçi ve arkadaşlarını dolandırarak paralarını alabileceğini düşünüp onlara esrar temininde yardımcı olacağını söylediği, bunun üzerine
şikayetçi ve arkadaşlarının … iline geldikleri, sanık ile buluştukları, şikayetçi …’in kendilerine esrar temin etmesi karşılığında 400 TL parayı sanığa verdiği, sanığın parayı alınca şahıslara terminalde kendisini beklemelerini esrarı alıp geleceğini söylediği, şikayetçinin ise kendisinin de birlikte geleceğini söylediği, sanığın ticari taksi ile gittiği, bir süre sonra izini kaybettirdiği eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
İlk Derece Mahkemesi tarafından suçun subut bulduğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
Hukuki düzenin bazı alacaklar bakımından borçlusuna dava ve cebri icra yoluyla zorlama hakkı vermediği borçların, “eksik borçlar” olduğu, eksik borcun yaptırımının hukuk düzeninde bulunmadığı, talep edilebilir ancak dava edilmez olduğu, hakim tarafından re’sen dikkate alınacağı, kumar ve bahis borçları ile evlenme tellallığından doğan borçların bu kapsamda olduğu, gözetildiğinde; konusu suç olan uyuşturucu madde temini kapsamında ahlaka ve hukuka aykırı isteğin karşılanmamasının ne şekilde hileli davranış olduğu açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Gerekçesi ile çoğunluk tarafından Bozma kararı verilmiştir.
“Eksik Borç” özel hukuk tarafından düzenlenmiştir. Ceza hukukunun konusu değildir.
Her ne kadar eksik borç dava edilemez ise de ödendiği takdirde niçin ödendiği sorgulanmamaktadır.
Dolandırıcılık suçu sosyal yarara ilişkin nedenlerden dolayı cezalandırılmaktadır.
Ceza hukukunda cezanlandırılan irade sanığın iradesidir.
Ayrıca mağdurun iradesinin suç teşkil ettiği durumlarda zaman aşımı süresince dava açılması her zaman olanaklıdır.
Mağdurun hukuka aykırı bir amaç gütmesi dolandırıcılık suçunu ortadan kaldırmaz.
TCK’nın 157. madde hükmünde mağdurun iradesinin özelliğine göre bir ayrımdan söz edilmemektedir.
Açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkemenin kararının doğru olduğu düşünüldüğünden çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.