Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7087 E. 2015/732 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7087
KARAR NO : 2015/732
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın altın görünümlü sahte bilezikleri kuyumculuk yapan şikayetçi Zehra Köse’ye ait iş yerine götürerek bozdurmak istediği, şikayetçinin kasada para olmadığını sonra gelmesini istemesi üzerine bir bileziği bırakarak iş yerinden ayrıldığı, aynı gün öğleden sonraki saatlerde, sanığın, sahte 3 adet bileziği bozdurmak ve paraya çevirmek için şikayetçi Nerim Hatipoğulları’nın iş yerine götürdüğü, şikayetçinin bileziklerin sahte olduğunu anlaması üzerine sanığı oyalayarak yakalayıp polise teslim ettiği, böylece sanığın sahte bilezikleri şikayetçi Nerim’e satmaya çalışarak, üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçunu bu şikayetçi yönünden işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
1-Sanık hakkında şikayetçi Nerim Hatipoğulları’a yönelik işlediği suçtan dolayı kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında şikayetçi …’ye yönelik işlediği suçtan dolayı kurulan hükmün temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın aşamalarda değişmeyen ifadesinde, bu şikayetçiye yönelik suçlamaları kabul etmemesi, suç tarihinde ayarı düşük bilezikleri bozdurmak için üç arkadaşı ile birlikte … iline geldiklerini akşam … kaldıklarını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; şikayetçinin sanığı olay sonrası müracaatı nedeni ile gittiği polis karakolunda aynı gün canlı olarak teşhis edemediği, bunun dışında aşamalarda sanıkla yüzleştirilmediği gibi başkaca teşhiste yaptırılmadığı, sanığın da ifadesinde şikayetçinin işyerine giden kişinin eşkal bilgilerinin … iline birlikte geldikleri arkadaşları … isimli şahsın eşkaline benzediğini savunmasında belirtmesi karşısında, şikayetçi ve sanığın mahkemede yüzleştirilerek şikayetçiyi dolandırmaya teşebbüs eden şahsın sanık olduğunun kesin olarak belirlemesi ile toplanan tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildikten sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.