Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7124 E. 2013/9467 K. 22.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7124
KARAR NO : 2013/9467
KARAR TARİHİ : 22.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 09.02.2011 tarihinde tebliğ olunan 23/11/2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 27.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıklar … ve …’ın, … İlinde tanıştıkları katılana, gümrükten ucuz araba alabileceklerini söyleyerek araba alma hususunda onu ikna etmeye çalıştıkları, katılanın kabul etmesi üzerine birlikte … İline geldikleri burada bir kahvede oturdukları sırada …’in katılandan aldığı kimlik fotokopisinin altına, yanımda 100 adet 50 TL toplam 5000 TL bulunmaktadır bu paranın gümrükten geçirilmesini istiyorum yazdığı ve kendisinden bunu imzalamasını söylemesi üzerine katılanın kağıdı imzaladığı, … in yazı ile birlikte parayı alıp gittiği, sanık …’nın ise bir yeri arayacağını söyleyerek katılanın cep telefonunu aldığı konuşmak için dışarı çıktığı ve geri gelmediği anlaşılmakla, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.