Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7167 E. 2015/867 K. 20.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7167
KARAR NO : 2015/867
KARAR TARİHİ : 20.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın, eşi olan tanık …’in tedavisini yaptırmak için eşi ile birlikte … ilçesinden … Devlet Hastanesi’ne gittiği, hastanede işleri bittikten sonra tekrar …’ya dönmek üzere tren istasyonuna geldikleri, burada tren saatlerine bakarken sanığın katılan ve tanığın yanına yaklaşarak sohbet etmeye başladığı ve nereye gittiklerini sorduğu, katılanın …’ya gideceklerini söylemesi üzerine, kendisinin de ..’ya gideceğini belirtip güven telkin ettiği, daha sonra tren saatinin geç olduğunu söyleyip otobüs ile gitmeyi teklif ettiği, bu teklifi kabul eden katılan ve tanığın sanık ile birlikte otobüs garajına doğru yürümeye başladıkları, sanığın yolda giderken, annesinin hasta olduğunu, kalp kapağının değişmesi gerektiğini, bu nedenle kan aramak için …’ya gittiğini belirttiği, bu sırada cep telefonu ile görüşüyor gibi yaptıktan sonra katılan ve tanığa, annesini acilen İzmir’e kaldırmaları gerektiğini; ancak, üzerinde yeterli parası olmadığını söyleyip, katılan ve tanıktan kendisine borç para vermelerini istediği, ev adresi olduğunu belirttiği bir adres verip, bu parayı ertesi gün …’da ödeyeceğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanığa 150 TL verdiği, sanığın parayı aldıktan sonra katılan ve tanığın yanından ayrıldığı, katılan ve tanığın birkaç gün sonra sanığın verdiği adrese gittklerinde bu adreste oturmadığını tespit ettikleri anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.