YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7228
KARAR NO : 2015/633
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun,Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık
suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, sanıklar … ve … adına düzenlenen ve tüm dosya kapsamına göre sahte oluşturulduğu tespit edilen iki adet çiftçilik belgesi ve iki adet tapu senedi fotokopilerini … ibraz ederek sanık … adına sahte kredi sözleşmesi düzenledikten sonra, 12.000 TL kredi kullanarak haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerlerine atılı olan resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar …, … ve … haklarında verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılan vekilinin aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına, ekspertiz raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, üzerlerine atılı olan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine ilişkin soyut iddiadan başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilemediğinden isimleri belirtilen sanıkların beraatlerine yönelik kabuller ile sanık …’ın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
katılan vekili ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, suça konu çitçilik belgeleri ile tapu senetlerinin fotokopiden ibaret olduklarının anlaşılması karşısında yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyeti bulunmayacağı, bu durumda da sanığın özel belge niteliğinde olan banka kredi sözleşmesini sahte olarak doldurmasından ibaret eyleminin, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.