YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7235
KARAR NO : 2013/11739
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye
yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanığın, üvey kız kardeşi olan Funda’nın arayarak yardım istemesi üzerine eniştesi olan katılana ait eve gittiği, kız kardeşi ve yeğeninin dışarıda olduğunu gördüğü, küçük yeğeninin içeride kaldığını öğrenmesi üzerine kapıyı çaldığı, katılanın açmayıp hakaret etmesi üzerine katılana hitaben “senin ağzını sinkaf edeceğim.” diyerek hakaret ettiği ve kapıyı açması için tekme ile vurarak zarar verdiği olayda,
1- Hakaret suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanığın kapıya tekme vurduğu yönündeki beyanı, tanık … ’nun sanık anlatımını doğruladığı, 27/06/2009 tarihli olay yeri inceleme ve tespit tutanağında kapının sağ üst ve alt kısımlarının geri doğru açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, genel kast ile işlenebilen mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının gerçekleştiği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken evde kilitli bulunan yeğenini almak için kapıya vurduğu gerekçesiyle suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.