Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7386 E. 2015/1068 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7386
KARAR NO : 2015/1068
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanı … numaralı hattan arayan sanığın, katılana ait cep telefonu hattından yurt içinde ve yurt dışında bir çok kişinin aranarak hakaret edildiğini, bu hattan arama yapan kişileri bulmak için 10 adet 250’lik kontör göndermesini istediği, fakat katılanın inanıp kontör göndermediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın suça konu numaranın kendisine ait olmadığını beyan ederek suçlamayı reddetmesi karşısında ilgili operatörden abonelik sözleşmesinin aslı getirtilip, altındaki imza sanığı gösterilerek hattın kendisine ait olup olmadığının sorulması, gerekirse imza ve yazı incelemesi yaptırılması, dosya içerisindeki iletişimin tespiti kayıtlarından suça konu numara ile görüşme yapan kişiler tespit edilip tanık
sıfatıyla dinlenerek fiilen numarayı kimin kullandığı öğrenildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesine rağmen, TCK’nın 35. maddesi gereğince hükmolunan cezadan indirim yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi..