YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7399
KARAR NO : 2015/764
KARAR TARİHİ : 20.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir.Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, eşi olan …’ın sosyal güvenlik kurumundan emekli maaşı almaktayken 04/12/2009 tarihinde hayatını kaybettiği, ölümünden sonra söz konusu ölüm olayının müşteki kurum kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle 23/12/2009 tarihi ile 22/01/2010 tarihleri arasına ait emekli maaşının banka hesabına yattığı,
ölenin eşi olan sanığın bu durumdan istifade ile 23/12/2009 tarihinde hesaba yatan ve hak edilmeyen 844,95 TL yi bankamatik kartıyla bankadan çektiği, durumun müşteki kurumca fark edilmesiyle yapılan ihtar sonucu sanığın şikayetten önce yasal faiziyle birlikte kuruma ödediği iddia edilen olayda, …’ın 04/12/2009 tarihinde vefat ettiği, hak sahibi eşi …’ın da 22/12/2009 tarih ve 16841016 sayılı tahsis talep dilekçesi ile ölüm aylığı talebinde bulunulduğunun bildirildiği, 21.01.2011 tarihli nüfus kayıt örneğine göre ölenin resmi eşi olduğu ve 21.01.2011 tarihi itibariyle de hala eşi olup başka biriyle evlenmediği, dolayısıyla eşinin ölümü nedeniyle emekli maaşını bazı prosedür işlemleri sonucu sanık tarafından alınacağından, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.