YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7453
KARAR NO : 2015/1471
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-g maddesinde suçun; “Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle” işlenmesi nitelikli bir hâl olarak düzenlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için, basın ve yayın araçlarının dolandırıcılık suçunun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlamış olması gerekir. Failin, yarar sağlamak için gerçek olmayan bir durumu basın organında haber ya da reklam olarak yayınlatması ve bunu mağduru aldatmada kullanması halinde basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır. Bu manada gazeteler ve televizyonlar gibi görsel ve yazılı basın ve yayın araçlarının sağladığı ilân, program, haber içerikleri vb. suça konu edilebilmekte, kişiler kolaylıkla aldatabilmektedirler.
Gazeteye verilen ilanın sadece sanığa ulaşılmasına yardımcı olduğu, şikâyetçinin aldanmasında ve hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlamadığı takdirde TCK’nın 158/1–g maddesinin varlığından söz edilemez. Yine şikâyetçinin basit bir araştırmayla gerçeği öğrenebileceği durumda, dolandırıcılığın
nitelikli halinden bahsedilemez. Gazetede münhasıran ilan verilmesi yeterli olmayıp, ilanında hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde tarafların aldatılmasında etkisinin bulunması gerekir. Gazetede sahibinden satılık eşya ilanında, eşya tanıtılmadan soyut bir bilgilendirme üzerine verilen telefondan yapılan arama ile gelişen aldatmada, gazeteye verilen ilanın failin sadece şikâyetçiye ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve şikâyetçinin aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı hallerde, “basit dolandırıcılık”,ilanda eşya gerçeğine aykırı olarak tanımlanıp, orijinalinden daha ucuza gösteriliyorsa, teşhir ve gösterim üzerine mağdur yanıltılmışsa nitelikli dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Katılanın Posta Gazetesi’nde … plakalı aracın satılık ilanını görmesi üzerine ilanda belirtilen telefon numarası aracılığıyla sanık … ile irtibat kurduğu, fiyat konusunda anlaştıktan sonra sanık Savaş’ın 100 TL kapora istemesi üzerine katılanın 08.08.2008 tarihinde… aracılığıyla sanık … adına 100 TL para gönderdiği, sanık Savaş’ın yol ve benzin masrafı olarak 150 TL daha para istemesi üzerine katılanın … adına 11.08.2008 tarihinde 150 TL para gönderdiği, 12.08.2008 tarihinde ise sanığın aracı İstanbul iline getirmek için yola çıktıklarını, Susurluk ilçesine kadar geldiklerini ancak araçta arıza çıktığı söyleyerek 200 TL para göndermesi istediği, katılanın belirtilen hesaba 200 TL para göndermesine rağmen sanıklara ulaşamadığının iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılabilmesi amacıyla, suça konu aracın ilanının verildiği gazete getirtilerek, ilan incelenip, ilanın aldatıcı özelliği bulunup bulunmadığı tespit edilerek, ilanda aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde eylemin TCK’nın 158/1-g maddesine uyacağı, aldatıcılık özelliğinin bulunmaması halinde ilanın sadece katılana ulaşmasına yardımcı olması, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve katılanın aldatılmasında bir kolaylık sağlamaması hususları değerlendirilerek aynı Kanun’un 157/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.