Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7478 E. 2015/1592 K. 29.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7478
KARAR NO : 2015/1592
KARAR TARİHİ : 29.01.2015

MAHKEMESİ : Ağır (Ağır) Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi
halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
.. V.D. mükellefi ILC… Danışmanlık Ltd. Ticari ünvanlı şirketin (20/07/2010 tarihinde tescil edilmiş) ortağı ve münferiden temsil-ilzama yetkili müdürü olan sanık..ile anılan şirketin dış kaynaklı kredilerden sorumlu yetkilisi/danışmanı olarak hareket eden ve kendisini … olarak tanıtan sanık…V.D. mükellefi … Enerji… Ltd. ünvanlı şirketin şube müdürü sıfatıyla yetkilisi katılan…’in 02/01/2009 tarihli “yetki belgesiyle” finans yetkilisi kıldığı (mali işler yöneticisi) tanık …, ile irtibat sağlamalarını müteakip, …. Ltd.’nin ihtiyaç duyduğu 15 milyon Euro krediyi yurt dışı banka veya finans kuruluşlarından sağlayabileceklerini bu hususta hakkında tefrik kararı verilen ve İsrail merkezli …Bankers Ltd. ünvanlı firma yetkilisi (sanık) .. ile çalıştıklarını söyleyip birlikte görüşmeler yapılmasını sağlayarak ilk etapta ILC.. Ltd. ile Oka… Ltd. yetkilisi Senem arasında 29/09/2010 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesi” ve “…. Sigorta Bedeli Sözleşmesi’nin ” aktedilmesiyle (bir nüshasının da 30/09/2010 tarihinde sanık … tarafından sahte isimle imzalanmasıyla) 60.000 Euro “sigorta bedelli(kısmi)” paranın ILC … Ltd’nin banka hesabına yatmasının temini sonrasında kredi işlemlerini ikmal edip-sağlayacak firma sorumlusu … ile 13/10/2010 tarihli toplantı neticesinde bakiye
“sigorta bedeli” 306.000 Euro paranın da ILC… Ltd. hesabına intikal ettirilmesi, ilerleyen zaman içinde Bilirkişi Kurulu raporunda da bildirildiği üzere bankaların herhangi bir taahhüddüne konu olmayan şifresiz swift mesajları da kullanılarak 29/09/2010-12/11/2010 tarihleri arasında 720.000 Euro’nun anılan şirket banka hesabına geçmesinin sağlanması yanında ilk kredi girişiminin başarıya ulaşmama sebepleri sözde ortaya konulup ikinci girişinin başarıya ulaşacağı vaadiyle yine masraf-danışmanlık ücreti – sigorta bedeli gibi adları altında toplamda 646.300 Euro paranın sanık..’in adına veya … şubesi nezdindeki şahsi hesabına…. Ltd. tarafından gönderilmesinin sağlanması (paraların gönderilmesini temin için aşamalarda …. Ltd’ye veya yetkilisine çek-senetler ve gayri menkul satış vaadi söleşmeleri verilmesi, faturalar kesilmesi) buna (1.366.300 Euro ödenmesine) rağmen vaadedilen yurt dışı kaynaklı kredinin sağlanmaması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)“Nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından sanık .. hakkında verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanık … müdafiinin (ve sanığın) temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerine ONANMASINA,
II)“Nitelikli dolandırıcılık” ; “Özel belgede sahtecilik” suçlarından sanıklar … ve… haklarında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekili ve C. savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıkların altılı suçlara TCK’nın 37. maddesi kapsamında “iştirak” etmek suretiyle katıldıkları dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkumiyetleri yerine beraatlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğinca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.