Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7488 E. 2015/1323 K. 27.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7488
KARAR NO : 2015/1323
KARAR TARİHİ : 27.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan şirketin… Bölgesinde satış-pazarlama sorumlusu olarak çalıştığı, müşterilerin mal siparişi bulunmamasına rağmen sipariş formları düzenlemek suretiyle katılan şirketin kargo ile gönderdiği ve müşterilerin kabul etmediği kuaför malzemelerini müşterilerden veya kargo şirketinden alarak 3. Şahıslara satmak suretiyle toplam 2.399,55 TL tutarındaki bedeli şirket hesabına aktarmayarak kullandığı, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
1-Sanık hakkında eylemini farklı tarihlerde gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın mahkeme aşamasında ve temyiz dilekçesinde katılanın zararının karşılandığını belirtmesi karşısında; kısmi veya tam ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, katılandan kısmi ödemeye ilişkin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmediği sorulmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 27.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.