YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7519
KARAR NO : 2015/1497
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan şirketin… bölgesindeki tam yetkili pazarlama elemanı olan sanığın, katılan şirkete ait malları doğrudan veya eşi ile annesi adına açtığı … Gıda Ltd. Şti. üzerinden satarak parasını tahsil ettiği halde, sattığı mal bedellerini katılan şirket hesaplarına aktarmadığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında, 2004 yılından 2010 yılı Şubat ayına kadar katılan şirkette pazarlamadan sorumlu müdür olarak çalıştığını, yaklaşık 1 yıl kadar önce de eşi ve annesi tarafından kurulan pazarlama şirketinin de idareciliğini yaptığını, annesine ve eşine ait bu şirketin satış elemanlarının teslim edip aldıkları paraların bir kısmını kendisine vermemeleri, bir kısım teslim ettikleri malların ise karşılığını alamamaları nedeniyle katılan şirketin tüm tahsil edilemeyen mal bedellerini kendisinden talep ettiğini, bunun üzerine dosyada bulunan sulh ve ibra protokolünü yaptıklarını, aslında borcunun 200.000 TL olmamasına rağmen, uzlaşmak amacıyla bu borcu kabul ettiğini, bazı arazilerinin ve araçlarının katılan şirkete devrini sağladığını, aslında borcun ödenmesi konusunda uzlaştıklarını ve bir periyoda bağladıklarını, daha sonra kaza geçirmesi nedeniyle çalışamadığını ve bu nedenle de ödemeleri aksatmak zorunda kaldığını, katılan şirketin de anlaşmaya rağmen kendisini şikayet ettiğini, … Gıda Ltd. Şti. çalışanları …
…ve … hakkında, yapılan tahsilatları zimmetlerine geçirdikleri için suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmesi ve buna ilişkin olarak… Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen şikayet dilekçesini ibraz etmesi, katılan şirkete ait olup sanığın uhdesinde bulunan miktarın kesin ve net olarak belirlenmemiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın savunmalarında belirttiği … Gıda Ltd. Şti. çalışanları…ve …. hakkındaki suç duyurusunun akıbeti araştırılıp, bu şahısların tanık olarak ifadeleri alınarak, iddia ve savunma beyanlarının doğruluğunun tespiti açısından, katılanın ve sanığın yetkilisi olduğu şirketlere ait tüm defter ve belgeler üzerinde usulüne uygun bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-25/11/2010 tarihli karar oturumunda gerek sanık, gerekse de katılan vekili tarafından, zararın bir kısmının ödendiğinin belirtilmiş olması karşısında, katılan vekiline 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında kısmi ödemeye rızaları olup olmadığının sorulup, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın, farklı tarihlerde katılan şirkete ait parayı tahsil ederek menfaat temin etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.