YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7525
KARAR NO : 2015/1392
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılanın daha önceden tanıdığı sanıktan ev alması konusunda kendisine yardımcı olmasını istediği ve 90.000 TL para verdiği, karşılığında teminat olarak sanığın sahibi olduğu … isimli şirketin kaşesini vurup imzalayıp ciro ettiği 5 adet çeki aldığı, sanığın ortadan kaybolması nedeniyle kuşkulanarak bu çeklerden keşidecisi … olan … bank …i Şubesi’ne ait 05.08.2006 keşide tarihli … seri nolu ve 19.08.2006 keşide tarihli … seri nolu çekler ile keşidecisi şikayetçi … olan .. bank… Şubesi’ne ait 19.07.2006 keşide tarihli … seri nolu çek ile keşidecisi .. San. Tic. Ltd. Şirketi olan 26.07.2006 keşide tarihli …. şubesine ait… seri no’lu çekleri tahsil için bankaya ibraz etitğinde sahte olduğunu öğrendiği somut olayda; sanığın savunmasında suça konu çalıntı çekleri ilk ciro eden … Ticaret isimli firma sahibi … isimli şahıstan aldığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya meydan bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-) Dava konusu sahte çeklerin daha önceden doğmuş bir borç için verilmiş olması halinde, dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmayacağından, bu hususa ilişkin yeterli araştırma yapılmaması,
2-) Dosyada mevcut olan… Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık … ve sanık …. hakkındaki 2002/125 E., 2004/331 K. sayılı ilamda, ciro silsilesinde ve sanığın savunmasında ismi geçen … Ticaret isimli şirketin … Vergi Dairesine kayıtlı olduğu ve şirketin adresi ile … isimli şahsın kimliği ve adresi belli olduğuna göre, bu bilgilere göre ticaret sicilinden vergi dairesinden şirketle ilgili bilgilerin istenerek, gerektiğinde …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin söz konusu dosyasının getirtilerek, sanığın savunma hakkı çerçevesinde araştırmanın genişletilmesi, .. Ticaret kaşeli cirodaki imzanın … isimli şahsa ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi
yapılması gerekirken … Vergi Dairesi ve Ticaret Sicili’nin yetersiz bilgi nedeniyle tespit yapılmadığına ilişkin yazıları ile yetinilmesi,
3-)Keşideci görünen şikayetçiler … ve …’ın çeklerin rızaları dışında ellerinden çıktığını belirterek hesapların bulunduğu bankalara ödemeden men talimatı verdikleri anlaşıldığından bu konuya ilişkin soruşturma akibetlerinin sorulması, ayrıca ticaret mahkemesine açtıkları çek iptal davası bulunup bulunmadığının araştırması hususlarının değerlendirilmemesi,
4-) Farklı keşide tarihli çeklerin aynı anda verilmesi halinde, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunda, TCK’nın 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından, bu konuya ilişkin yeterli araştırma yapılmadan sanığın cezasında artırım yapılması,
5-) Sanığın savunmasının gerçek olup olmadığının tespit edilebilmesi bakımından; sanık tarafından diğer sahte çeklerle birlikte müşteki..e verildiği iddia edilen çekin, … Karşıyaka Şubesi’nde… sahte ismi ile hesap açtıran şahsa ait olduğunun belirlindiği; ancak sahte olduğu için banka tarafından el konulan çek ile ilgili olarak Karşıyaka C. Başsavcılığı nezdinde mevcut olduğu anlaşılan 2005/14287 soruşturma sayılı dosyanın akıbetinin araştırılarak, çekin kim lehine keşide edildiği, kimya da kimlere ciro edildiğinin mahkemece incelenmesi ve elde edilen bulguların diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi,
6-) Suça konu beş adet çeklerden olan …’a ait çek hesabının gerçek bir çek hesabı olup olmadığı, çeklerin ne suretle elden çıktığı hususları ile gerçek bir hesaba ait ise, katılma hakkı çerçevesinde …Limited şirketinin davadan haberdar edilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.