YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7554
KARAR NO : 2015/1526
KARAR TARİHİ : 29.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına İşlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, kardeşi …’a ait, öğrenci kent kartı elinde olduğu halde, müşteki …’nin şoförü olduğu …ne ait şehir içi yolcu otobüsüne bindiği, elindeki kent kartı cihaza okuttuğu, müştekinin, kent kart üzerindeki fotoğrafın sanığa ait olup olmadığını tespit etmek için karta baktığında kart üzerindeki fotoğrafın, başka bir şahsa ait olduğunu görerek olayı polise bildirdiği ve böylece sanığın atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın kendisinin de öğrenci olduğu, indirimli kent kart müracaatı yaptığı ancak henüz eline geçmediği için kardeşine ait kartı kullandığı ayrıca durumun ilk bakışta kolaylıkla anlaşıldığı, sanığın, yetkilileri aldatabilecek, hile oluşturabilecek nitelikte bir davranışları bulunmadığı gibi herhangi bir zararın da oluşmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.