YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7595
KARAR NO : 2015/1352
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelDikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden
yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Olay tarihinde sanığın katılan …’e ait kimlik bilgileri ile kendi fotoğrafının yapıştırılmış olduğu Y09 653824 seri nolu sahte nüfus cüzdanı düzenlediği ve bu cüzdan ile birlikte … noterliğine müracaat ederek Ziraat bankası Bahçelievler şubesindeki katılan .. adına kayıtlı.. nolu hesabına ait banka cüzdanını kaybettiğini söyleyerek ilgili banka şubesini ibra ettiğine dair 00027 yevmiye nolu sahte ibraname düzenlettirdiği ve bu ibraname ile sahte nüfus cüzdanı ile birlikte banka şubesine başvurarak hesapta bulunan 63.227,70 YTL’yi F01180 nolu makbuz karşılığında çekip katılanın vadesiz hesabını sahte belgeleri kullanarak kapattığı iddia olunan somut olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından bankanın temin edilen güvenlik kamera tarihlerinin olay tarihi olan 04/01/2007 olmadığı anlaşılmakla, tarihlerde bir sapma olup olmadığının sorulması, sapma yok ise ilgili bankadan olay tarihi olan 04/01/2007 gününe ait güvenlik kamera kayıtlarının istenmesi, Müşteki …’e ait banka hesabı ile ilgili banka cüzdanını kaybettiğine dair … Noterliğinden alınan 04/01/2007 tarihli ibraname ile katılan bankanın … şubesi tarafından müştekinin hesabından parasının tamamının çekilmesi ve sunulan ibraname nedeniyle düzenlenen 04/01/2007 tarihli vadeli hesap kapama dekontu üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede, sadece bahse konu belgelerdeki imzalar ile sanığın imza örneklerinin karşılaştırıldığı, dekontta bulunan ve parayı çeken kişiye ait “… ve …” yazıları ile ibranamede
yer alan “… ve Okudum” yazılarının sanığın el yazı örnekleriyle karşılaştırılmaması ile sanığın teşhise elverişli fotoğraflarının temin edilerek … adına düzenlenen sahte kimlik fotokopisi ile birlikte kiriminal inceleme yaptırılması sureti ile sahte kimlik fotokopisindeki şahsın sanık olup olmadığının tespit edilmesinin ardından sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sanığın beraatine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan Ziraat Bankası vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 27/01/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.