Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7622 E. 2015/1730 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7622
KARAR NO : 2015/1730
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılandan devralmış olduğu kooperatif hissesine karşılık, 50.000 TL tutarında senet verdiği ancak daha sonra geçen zaman içerisinde borcu olan parayı ödemediği gibi yine bu defa borcuna karşılık kendisine ait arsanın satılması için katılana vekaletname verdiği, ancak katılanın arsa üzerinde haciz olduğunu gördüğü ve satamadığı, sanığın borcu inkar etmediği olayda; sanığın kooperatif hissesini senet karşılığı katılandan satın alması eyleminde hile ve desisenin bulunmadığı, borcun ifa edilmemesine yönelik anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gözetilmeden sanığın beraatı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-TCK’nın 51/2. maddesinde yer alan “Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.” hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında TCK’nın 168.maddesi gereğince cezadan indirim sebebi olduğu kanuni bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeyerek; “etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan” sanık hakkında ertelemenin, şikâyetçinin uğradığı zararın giderilmesi şartına tâbi tutulması
2-TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.