Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7624 E. 2015/1734 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7624
KARAR NO : 2015/1734
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın takım elbiseli bir şekilde lüks araç ile katılanın işlettiği kokoreç dükkanına gelerek kendisini milletvekili şoförü ve koruması olarak tanıttığı, bir süre katılanın babası ile muhabbet ettiği, ortak tanıdıkları olduğunu söylediği, muhabbet sırasında güvenlik alınacağını söyleyince tanık …’nin oğlu olan katılanı işe yerleştirmesini istediği, kabul etmesi üzerine katılanın gerekli belgeleri ve parayı hazır edip sanığa verdiği, daha sonra sanığa ulaşamadıkları olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın hakkında TCK’nın 157. maddesi gereğince temel cezanın tayininde hapis cezasının yanı sıra para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın katılanın zararını yargılamanın hangi aşamasında karşıladığı araştırılmadan TCK’nın 168. maddesinin hangi fıkrası uyarınca indirim yapıldığı da belirtilmeden denetime imkan tanımayacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.