Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7722 E. 2013/6928 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7722
KARAR NO : 2013/6928
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Özel belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafii, yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı yasanın 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede,
Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik bir temyiz bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında … adına kredi çekilmesi, sanık … hakkında … adına kredi çekilmesi, sanık … hakkında … adına kredi çekilmesi, … hakkında …’a kredi çekilmesi olayı ile ilgili olarak dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dava açılmasına rağmen hüküm kurulmadığı anlaşılmakla dava zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların bir kısmı sahte olan ikametgah ilmuhaberi, kurum kimliği ve maaş bordroları ile 11/04/2008-07/08/2008 tarihleri arasında katılan bankanın … Şubesine 25 defa ve … Şubesine bir defa kredi başvurusunda bulunarak bireysel kredi aldıkları, sanıkların kefil veya borçlu olarak yaptıkları başvuruda ibraz ettiği evrakların ilgili kurum ve muhtarlıklardan sorulduğu, bir kısmının kurum ve muhtarlıkça düzenlenmediğinin tespit edildiği, ihbar üzerine sanıkların yakalandığı olayda;
A-Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri ve örgüt kurmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanıklar …, …, …, … müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
1-Sanıkların kredi çekebilmek için sahte ikametgah ilmuhaberi, kurum kimliği ve maaş bordroları üzerinde sahtecilik yaptıklarının iddia edilmesi karşısında, tüm dosya içerisinde bu belgelerin fotokopilerinin bulunduğu, bir kısmının aslına uygun olduğu imza ile belirlenirken bir kısmında bu kaydın da bulunmadığı anlaşılmakla, öncelikle bu belgelerinin asıllarının ilgili banka şubelerinde bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa asılları getirtilerek sahte olduğu bildirilen belgelerin iğfal kabiliyetleri bulunup bulunmadığının denetime izin verecek şekilde açıklanmadan sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Katılan bankanın 11/06/2010 ve 12/10/2010 tarihli yazılarından anlaşıldığı üzere alınan kredilerin bir kısmının tamamen bir kısmının kısmen ödendiğinin belirtilmesi karşısında, ödemelerin hangi tarihte ve ne miktarda yapıldığı, ödeme varsa sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’nın etkin pişmanlık gösterip göstermediği, kısmi ödemelerde katılan bankanın 5237 sayılı TCK’nun 168/4 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre TCK.nın 168. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık … hakkında, … adına 10000 TL kredi çekilmesi olayı ile ilgili nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmasına karşın anılan olayla ilgili hüküm kurmak yerine sanık hakkında iddianamede gösterilmeyen … adına kredi çekilmesi olayı ile ilgili nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
4-… ve … hakkında, … adına kredi çekilmesi olayı ile ilgili özel evrakta sahtecilik suçundan kamu davası açılmasına karşın tüm dosya kapsamıyla sunulan belgenin özel evrak kapsamında olduğu gözetilmeyerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurmak suretiyle fazla ceza tayini,
5-…’ın, …’ı tanımadığı ve hiçbir belgeye imza atmadığı yönündeki savunması, 30/01/2009 tarihli katılan kuruma ait Teftiş Kurulu raporunda sanığın kredi işlemlerine iştirak etmediğinin belirlenmesi karşısında, sözleşmedeki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınarak ve kamera kayıtları incelenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … müdafileri ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.