Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7802 E. 2015/3634 K. 05.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7802
KARAR NO : 2015/3634
KARAR TARİHİ : 05.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/354 esas ve 2002/309 karar sayılı dosyasında vekilliğini yaptığı, katılan lehine hükmolunan kıdem tazminatı alacağı için … İcra Müdürlüğü nezdinde 2007/597 esas sayılı dosya ile … A.Ş aleyhine icra takibi başlattığı, 13.04.2006 tarihli ibranameden anlaşıldığı üzere takip borçlusundan toplam 7.250,00 TL parayı tahsil ettiği, ancak müvekkili olan katılana hiç bir ödeme yapmadığı gibi 24.11.2006 tarihli, 7.000,00 TL bedelindeki senedi takip alacağına karşılık verdiği, fakat senet bedelini de ödemediği, bunun üzerine katılan tarafından sanık aleyhine 27.03.2007 tarihinde icra takibi başlatıldığı somut olayda; sanığın tahsil ettiği parayı katılana ödediğini, ancak daha önceden tanıştıkları için satın aldığı büro nedeni ile katılandan aldığı 7.000,00 TL borç için suça konu senedi verdiğini savunması, katılanın temyiz aşamasında verdiği 08.07.2013 havale tarihli dilekçesinde vicdanen rahatsız olduğunu söyleyerek, suça konu senedi kazandığı kıdem tazminatı davası nedeni ile değil, daha önceden tanıştıkları sanığa verdiği kişisel borç nedeni ile aldığını, vekalet ilişkisinden doğan ve sanığın takip borçlusundan tahsil
ettiği parayı daha önceden aldığına yönelik beyanı gözetilerek, katılanın tekrar duruşmaya çağrılıp beyanları tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespitinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de;
Sanığın eyleminin kabulü halinde TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun hukuki vasfında hataya üşülerek TCK’nın 155/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK’da cezaların içtimaına (toplanmasına) dair bir hüküm olmadığı halde; takdir olunan adli para cezasıyla, hapis cezasından çevrili adli para cezasının toplanmasına karar verilerek 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.