YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7807
KARAR NO : 2015/3639
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın Bağcı iletişim isimli işyerinin sahibi, sanık … ise bu işyerinde yetkili müdür olduğu, söz konusu şirketin …’in ana bayisi olup alt bayilere cep telefonu, kontör ve hat satışı yaptığı, 35 adet alt bayiye açık hesap şeklinde satılan ürünler için bayilerden teminat olarak senet alınmasına rağmen, sanık …’ın diğer sanık … adına olup, sanık … tarafından işletilen alt bayiye teminat almaksızın yaklaşık 100.000,00 TL değerinde ürün sattığı, bu ürünlerin bir kısmı için fatura düzenlemediği gibi, bir kısmını ise fatura bedellerinin de altında sattığı, katılanın sanık …’a 10.000,00 TL’nin üzerinde mal verilmemesini söylemesine rağmen, sanığın katılanı dinlemeyip toplamda 44.042,36 TL zararına sebep olduğu, işyerinin başına geçtiğinde hesapları kontrol eden katılanın sanıklar … ve …’e satılmasına rağmen kesilmeyen faturaları tespit ettiği, bu faturaların kendi muhasebe kayıtlarında görünmesine rağmen diğer sanıklara teslim edilmediğini anlayıp faturaları sanıklara gönderdiği, buna karşılık sanık … ve …’nın katılana aralarında böyle bir alış veriş olmadığını bildirerek gönderdiği faturaları noter kanalıyla iade ettikleri somut olayda; katılanın alt bayilerine ilişkin sözleşmeleri araştırılarak bu bayilerin tamamından teminat alınıp alınmadığının tespit edilmesi, yine sanık …’ın savunması gözetilerek, iskontolu telefonların başka bayilere de satılıp satılmadığını belirlenerek, katılan şirketin kayıtlarına giren telefonlar ile fatura karşılığı satılan cep telefonları karşılaştırılıp sanıklar … ve …’a faturasız satış yapılıp yapılmadığının incelenmesi, bu suretle sanıkların katılan aleyhine haksız menfaat temin edip etmedikleri tespit edilerek sonucuna göre sanıkların eyleminin dolandırıcılık suçunu mu yoksa hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu mu oluşturduğunun tartışılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında hüküm kurulurken; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.