Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7844 E. 2015/10160 K. 09.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7844
KARAR NO : 2015/10160
KARAR TARİHİ : 09.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, … ilinde bulunan asker arkadaşı katılan…’i arayarak elinde 15-20 tane ucuz kurbanlık koyun olduğunu, bunları satabileceğini söyleyerek Kula ilçesine çağırdığı, katılan … ile babası olan diğer katılan …’in birlikte Kula ilçesine giderek sanıkla buluştukları, sanığın yol kenarında katılanları karşıladığı ve hayvanların karşı tarafta olduğunu ve abisinin başlarında beklediğini söyleyerek katılanlardan parayı istediği, katılan …’in de yanında getirdiği 5.000 TL parayı sanığa verdiği, sanığın, parayı abisine verip hayvanları getireceğini söyleyerek katılanların yanlarından ayrıldığı ancak geri dönmeyerek ortadan kaybolduğu ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; suçta kullanıldığı iddia edilen telefon numarasının sanık adına kayıtlı olmaması ve paranın katılanlara verildiğine dair tanık bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmiş ise de; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle sanıkla katılanların aynı celsede bir araya getirtilip yüzleştirilmeleri, bunun mümkün olmaması durumunda sanığa ait fotoğraf temin edilerek katılanlara gösterilip teşhis ettirilmesi, sanığın kullandığı iddia edilen telefon numarasının suç tarihine ilişkin baz istasyonunu da içeren HTS raporları getirtilerek sanığın suç tarihinde … ilçesinde bulunup bulunmadığı ve telefonla aranan kişilerin sanığın yakını veya akrabası olup olmadığının tespiti, bu telefon numarasının adına kayıtlı olan …’nun tanık olarak ifadesinin alınması, ayrıca sanığın katılanla asker arkadaşı olmadığını beyan etmesi karşısında, sanıkla katılan …’in askerliklerini nerede ve hangi tarihlerde yaptıklarının araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.