YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7951
KARAR NO : 2015/16823
KARAR TARİHİ : 12.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, suç tarihinden önce Hundai marka araçların pazarlamasını yapan işyerinde çalışan katılanın yanına sık sık gelerek kendisini, … İli merkezinde faaliyet gösteren … Gıda isimli şirketin sahibi … olarak tanıtmak suretiyle güven sağladıktan sonra katılana, kendisi ile birlikte çalışması halinde 1.000 TL maaş verebileceğini söylediği, katılanın teklifi kabul ettiği, sanığın, yanında 20 gün çalışan katılandan, iki saat sonra geri vermek üzere aldığı 1.000 TL ile ortadan kaybolduğu böylece dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, katılanı daha önceden de tanıdığını, kendisinin mermer işiyle uğraştığını bu durumu da katılanın iyi bildiğini savunması, … Gıda isimli işyeri sahibi olan tanık …’ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, katılanı tanıdığını, arkadaşı olduğunu, samimi olmamakla birlikte ara sıra görüştüklerini, sanığın bir dönem yanında çalıştığını ifade etmesi karşısında, katılanın, sahibini tanıdığı bir işyerinin sanığa ait olduğunu nasıl düşündüğü ve sanığın yanında ne şekilde çalıştığının açıklatılması, belirtilen hususlar da …’ın da tanık olarak dinlenmesi gerektiği gözetilmeden dolandırıcılık suçunun unsuru olan hile ve aldatmanın ne şekilde gerçekleştiği tam olarak izah edilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/4-71 E, 2010/76 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesiyle, ceza infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine zikredilen maddenin 3. fıkrasında, denetim süresinin bir yıldan az, üç yıldan fazla olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden hareketle, somut olayda denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 10 ay olan sonuç hapis cezası süresi kadar tayin edilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı kanun maddesinin 1. bendinde gösterilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.