YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7960
KARAR NO : 2015/12320
KARAR TARİHİ : 10.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nun …Tic. Ltd. Şti’nin yetkilisi diğer sanık …’un ise ortağı olduğu, sanıkların bu şirket adına katılan ile bir gayrimenkulün kiralanmasına ilişkin kontrat imzalarken 3 nüshadan oluşan bu sözleşmenin katılanda kalacak nüshalarında gerçek kira bedeli olarak 6.000 TL, kendilerinde kalacak nüshalarında ise 1.000 TL yazmak suretiyle sözleşmeleri hazırladıkları ve katılana imzalattırdıkları, kira sözleşmesinin imzalanmasından bir süre sonra aralarındaki alacak verecek meselesinden doğan anlaşmazlıklarda Asliye Ticaret ve İcra Hukuk Mahkemelerine üzerinde 1.000 TL yazan kira kontratını ibraz ettikleri , bu suretle üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin
iddia olunması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-h maddesinde tarifini bulan “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında gerçekleşen dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delilleri takdir etme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.