YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7964
KARAR NO : 2015/17419
KARAR TARİHİ : 12.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan … ve …’un katılanın … Köyü’ndeki evine giderek 79 adet koyun ile bir adet koçu hayvan başına 340,00 TL bedelle satın alma konusunda anlaştıkları, sanık …’ün ödemeyi bir defada yapamayacağını beyan etmesi üzerine katılanın kefil olarak birini getirmesini istediği, bunun üzerine kendisini sanık …’ün amcasının oğlu olarak tanıtan sanık …’un katılanı ikna etmeye çalıştığı, ancak çabalarının sonuçsuz kalması üzerine sanık …’ün yalan söyleyerek ağabeyi …’ün … İlçesi mal müdürü olduğunu ve kendisine kefil olabileceğini, gerekirse …’da … Mahallesindeki evini ipotek edebileceğini belirterek güven telkin ettiği, ilerleyen ğünlerde ipotek edebileceğini söylediği evi katılana gösterdiği, fakat katılanın hayvan alım satımı yapıldıktan bir kaç gün sonra gittiğinde sanığın gösterdiği evin başkasına ait olduğunu öğrendiği, tarafların anlaşması üzerine ertesi gün 12/10/2006 tarihinde sanıklar … ve …’un sanık …’ın kullandığı araçla katılanın evine geldikleri, burada sanık …’in kendisini gerçekte olmadığı halde … isminde bir öğretmen olarak tanıttığı ve bu durumun özellikle tanık …’ın anlatımı ile de sabit olduğu, daha sonra hep birlikte katılanı da alıp … ili … ilçesi’ne gelip hükümet konağına girdikleri, mal müdürünün bulunduğu kata çıkıp mal müdürü nerede diye sordukları zemin kata indiğinin söylenmesi nedeniyle zemin kata hep beraber indikleri, burada temyiz dışı sanık … ile karşılaştıkları, temyiz dışı sanığı sanık …’ün mal müdürü olan ağabeyi olarak tanıttıkları, mesai saati bitiminde kahvede buluşmak üzere sözleştikleri, kahvede sanık …’ın elyazısı ile doldurduğu senedin borçlu hanesini sanık …’ün imzalamasından sonra “zaman kaybetmeyelim biz bu senetleri …’e imzalatıp getirelim” diyen sanıklar … ve …’ün kahveden ayrıldıktan sonra geri geldiklerinde senetlerin kefil hanesinin imzalanmış olduğu, ancak yapılan kriminal inceleme neticesinde senetteki imzaların tamamının sanık …’ün eli ürünü olduğunun tespit edildiği, daha sonra sanık …’ün diğer sanık …’u kamyon bulmak üzere gönderdikten sonra “gel sana evimi göstereyim” diyerek katılanı alarak araçla … ilçesi … Mahallesi’ne götürdüğü, burada sanık …’ün karşıdan bir daireyi işaret ederek kendi evi olarak gösterdikten sonra sanıklar …, … ve …’ın katılana ait koyunları kamyona yükleyerek götürdükleri, olaydan 3 gün sonra sanığın gösterdiği eve giden katılanın evde başka birinin oturduğunu öğrendiği, tüm aramalarına rağmen sanıkları bulamadığı somut olayda;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 04.01.2011.tarihinde tebliğ olunan 21.12.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 07.02.2011 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçunda kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık Yakup’un veresiye hayvan satması için katılanı ikna etmek amacıyla ağabeyinin mal müdürü olduğunu, onun kendisine kefil olabileceğini söyleyip, temyiz dışı sanık …’ı ağabeyi … olarak tanıtması, yine katılana güven telkin etmek amacıyla sanık …’i öğretmen … olarak tanıtması, tanık …’ın da anlattığı üzere sanık …’in kendisini öğretmen olarak tanıtıp, hayvanlardan birisini kesip öğretmen arkadaşları ile yiyeceklerini söylemesi, senet üzerindeki kefil imzasını sahte olarak oluşturmaları, karşısında olayın başından beri fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK’nın 157/1. maddesinde hürriyeti bağlayıcı eza ile birlikte adli para cezanın da öngörülmesine rağmen, sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.