Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8169 E. 2013/11921 K. 26.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8169
KARAR NO : 2013/11921
KARAR TARİHİ : 26.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık ile katılan arasında önceye dayala husumet bulunduğu, sanığın, olay tarihinde müşteki …’un evinin olduğu yere gelerek, katılana ait evin çatısında bulunan elektrik lambasına ateş ederek kırdığı ve yine burada bulunan, müşteki TEDAŞ kurumuna ait elektrik direğinde bulunan lambaya da ateş ederek armatörü deldiği, aydınlatma lambasını kırdığı, anlaşıldığından, eyleminin nitelikli mala zarar verme ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümde, suçun niteliği, işleniş biçimi, sanığın şahsi ve sosyal durumu, kastı, amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir husus görülmediğinden bahisle TCK’nın 61.maddesi gereğince temel cezaların takdiren alt sınırdan tayin edildiği belirtilmesine rağmen, temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün birinci bendindeki “2 yıl hapis” olarak gösterilen hapis cezasının “1 yıl”, ikinci bendindeki “ 1 yıl 8 ay” olarak gösterilen hapis cezasının “10 ay” olarak düzeltilmesi ve hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.