Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/82 E. 2014/14218 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/82
KARAR NO : 2014/14218
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi

aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Bu ilkeler ışığında somut olayın incelenmesinde;
Katılanların ortak olarak birlikte yetiştirip kuruttukları kırmızı biberleri satmak amacıyla biber pazarına getirdikleri, pazarda sahte çek verip biber almak için önceden anlaşan ve akraba olan sanıklar …, …, …, …’in tamamen sahte olarak oluşturulmuş ve üzerindeki yazıları sanık …’ın doldurduğu çeki sanık …’e verdikleri, sanık …’ın katılanlara kendisini … … olarak tanıtıp biber almak istediğini söyleyip fiyat sorduğu, anlaşmayı müteakip sanık …’ın biberlerin bedelinin bir kısmını çekle kalanını da nakit olarak ödeyeceğini söylediği, katılanların kabul etmesi üzerine suça konu 8.750 TL meblağlı keşidecesi şirket yetkilisi şikayetçi … görünen … Ltd Şti’ne ait hesap bilgileri kullanılarak tamamen sahte olarak oluşturulan çeki veren …’ın aradaki farkı nakit olarak ödediği, sanık …’ın daha sonra yanında bekleyen ve birlikte hareket ettiği diğer sanıklardan …’ı çağırarak katılanlara ait köyde bulunan diğer biberin de getirilmesini ve onu da alacaklarını beyan ettiği, katılanların bunun üzerine köye giderek diğer biberlerini de getirmek istedikleri, ancak sanıklardan …’ın cep telefonu ile arayarak “Tarımcılar uygulama yapıyor, yakalanırsınız, gelmeyin” demesi üzerine yol kenarında beklemeye başladıkları, buraya sanık …’ın bir süre sonra gelerek aracın şoför koltuğuna kendisinin geçtiği ve odun ambarlarındaki kantara girildiğinde katılanlara hitaben “siz gidin ben az sonra gelirim” dediği ve katılanlara gönderip bir daha kendisinin gelmediği, sanık …’ın katılanların yanına gelmeden evvelde tanık …’nun aracındaki biberleri de çöpünü temizletmek bahanesiyle diğer sanıklara ait … … marka araçlara yüklettiği ve kaçtıkları, suça konu biberlerden bir kısmının sanıklar … ve …’ın evlerinde yapılan aramada ele geçirildiği olayda, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.