Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/826 E. 2014/14629 K. 15.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/826
KARAR NO : 2014/14629
KARAR TARİHİ : 15.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Araç kiralama işi ile uğraşan katılanın iş yerine gelen sanığın,… plakalı aracı, kira sözleşmesine istinaden bir haftalığına kiralayarak teslim aldığı; ancak söz konusu aracı sözleşmede belirtilen sürede katılana iade etmeyip, başka bir kişiye vermek suretiyle teslim amacı dışında tasarrufta bulunarak üzerine atılı olan güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, kira sözleşmesi formuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın,bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve ayrıca hüküm kısmında sanık hakkında 6 ay hapis ve 30 gün adli para cezası verildikten sonra 62.madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak ”5 ay hapis ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde belirtilmesi gerekirken yazım hatası yapılarak ”5 ay 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına denilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 155/1, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı kanunun 52/2. maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca hüküm kısmının 3. fıkrasında yapılan yazım hatasının ”5 ay hapis ve 25 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde değiştirilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.