Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8283 E. 2015/20923 K. 18.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8283
KARAR NO : 2015/20923
KARAR TARİHİ : 18.02.2015

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, sorgusu sırasında, geçici olarak akrabasının yanında kaldığını belirterek bir adres vermesinden sonra, mernis ya da oturduğu adresin araştırılmayarak, geçici olduğu belirtilen söz konusu adrese, tebligatın bila yapılıp, bu kez aynı adrese 10/09/2010 tarihinde Tebligat Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu dikkate alınarak, 27/12/2010 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın yanında çalışan bir kişi olduğu, katılanın, işte kullanılması için motorsikletini sanığa teslim etmesine rağmen, sanığın araçla birlikte ortadan kaybolarak aracı iade etmediği, yapılan kolluk kontrolü sırasında sanığın araçla birlikte yakalandığı, böylece sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanığın, hizmet ilişkisi çerçevesinde kullanmak için katılandan aldığı aracı, katılana teslim etmemesi şeklindeki
eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde öngörülen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesinde, cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağının hüküm altına alınmasına rağmen, cezası ertelenen sanık hakkında, herhangi bir denetim süresi belirlenmeyerek ve denetim süresince, sanık hakkında, herhangi bir yükümlülük yüklenip yüklenmeyeceği veya uzman kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususlarında bir karar verilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 18/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.