Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8410 E. 2013/19319 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8410
KARAR NO : 2013/19319
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, basit yaralama, hakaret, silahla yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan zarar görmüş olan ve sanıklardan şikayetçi olduğunu duruşmada bildiren müşteki …’a CMK’nın 234. maddesine göre katılma hakları hatırlatılmamış ise de, süresinde verdiği temyiz dilekçesiyle katılma isteğini ortaya koymuş olmakla, aynı Kanunun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmekle, müşteki sanık …’ın davaya katılmak istememesi nedeniyle sanık … hakkındaki hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede,
1-)Sanıklar …, … ve … haklarında yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan TCK’nın 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince doğrudan hükmolunan 2.000. TL adli para cezalarına karşı, cezanın miktar ve türüne göre, karar tarihi nazara alındığında; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanununa, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen Geçici Madde 2. madde uyarınca temyiz yoluna başvurulamayacağından sanıkların bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteklerinin CMUK’nın 317. Maddesi gereğince REDDİNE,
2-)Sanıklar Hatiye Tek, …, … haklarında hakaret, mala zarar verme, silahla yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Somut olayda; komşu olarak oturan müşteki ve sanıklar arasında köpek saldırması nedeniyle çıkan tartışma sonrasında karşılıklı olarak birbirlerine hakaret içerir sözler söyledikleri, sanık …’nin müştekilere ait camı, Ahmet’in ise cep telefonunu kırmak suretiyle zarar verdiği, yine Ahmet’in ele geçmeyen bıçakla İlker’i yaralamak için saldırdığı iddiasıyla açılan davada, hakaret eylemlerinin karşılıklı olmakla ceza verilmesine yer olmadığına, mala zarar verme, silahla yaralamaya teşebbüs suçlarının ise dosya içeriğine göre sabit bulunmaması nedeniyle sanıkların beraatlerine dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09/12/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.