Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8523 E. 2015/21409 K. 25.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8523
KARAR NO : 2015/21409
KARAR TARİHİ : 25.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, eşi olarak tanıttığı tanık … ile birlikte katılana ait işyerine giderek kendisini… olarak tanıtıp evine mutfak dolabı yaptırmak istediğini söyleyerek katılan ile anlaştığı, katılanın anlaşmaya uygun olarak mutfak dolaplarını yapıp teslim etmesine rağmen sanığın borcunu ödememesi üzerine, katılanın borca ilişkin fatura aracılığıyla sanığa karşı icra takibinde bulunduğu, sanığın isminin… olmadığını beyan ederek takibe itirazda bulunmak suretiyle takibi iptal ettirip hileli hareketlerle menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılanla arasındaki hukuki ilişkiyi inkar etmiyor olmasına karşılık katılanın edimini anlaşmaya uygun
Şekilde yerine getirmediğine dair beyanı, faturada açıkça …-… yazılı olması karşısında sanığın kendisini… olarak tanıttığına ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.