YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8531
KARAR NO : 2015/21417
KARAR TARİHİ : 25.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, sevk ve idaresinde bulunan ve üzerinde sahte olarak düzenlenmiş … plaka takılı olan kamyonla katılan şirkete ait fabrikaya giderek kendisini … olarak tanıtıp katılana ait 320 çuval besi yemini Afyon İli Şuhut ilçesindeki katılan şirketin müşterisine teslim etmek üzere anlaştığı, taşıma işine ilişkin taahhütnameyi … ismiyle imzalayıp çuvalları kamyonuna yükledikten sonra fabrikadan ayrılan sanığın, malları belirtilen müşteriye teslim etmeyip Manisa’ya giderek kendisini …Temizlik isimli şirketin yetkilisi olarak tanıtıp suça konu malların 280 çuvalını … Ticaret isimli işyerine satarak üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere, somut olayda, dolandırıcılık suçunun Emniyet Genel Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan plakanın sanık tarafından sahte olarak kullanılması suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.