Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8590 E. 2015/21273 K. 23.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8590
KARAR NO : 2015/21273
KARAR TARİHİ : 23.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılanın sanığa ait soğuk hava deposuna farklı tarihli depo giriş fişleri ile toplam 964 kasa elma koyduğu, 15/03/2009 tarihinde 516 kasanın satılarak çıkışının yapıldığı, 14/04/2009 tarihinde 376 kasa satılarak çıkışının yapıldığı, bu haliyle 892 kasa toplamda çıkış yapıldığı, katılanın 10 kasa elmanın yemelik, 6 kasa elmanın …’a satıldığı ve 7 kasa elmanın çürüme nedeni ile kasaların katılana teslim edildiği, bu haliyle toplam 915 kasa elma dışında kalan elmaların katılana iade edilmediği iddia edilen olayda,
Sanığın teslim edilmediği iddia edilen kasaların kime satıldığını dosyaya ibraz ettiği giriş çıkış evrakında yazdığını, 26 kasa elmanın … isimli tüccara, 16 kasa elmanın 15/04/2009 tarihinde… isimli pazarcıya satıldığını, suça konu malların hepsinin satıldığını ya da teslim edildiğini savunması, katılanın 1004 kasa elma teslim ettiğini, kendisine 964 adet teslim ettiğine dair makbuz verildiğini, satılan ve çürüğe ayrılan elma kasaları ile teslim ettiği arasında fark olduğunu beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için sanığa ait…’na ait tüm ticari evrak, belge ve makbuzların getirtilerek, katılanın ibraz ettiği belgeler ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılıp sanığın katılan tarafından teslim edilen suça konu elmaları mal edinip edinmediğinin tespiti ile sonuncuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanık hakkında takdiri indirim uygulaması ile hapis cezasından çevrilen ve gün karşılığı tayin edilen adli para cezasının hesaplanmasında uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesi muhalefet edilmesi
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesinde “hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” hükmünü içerdiği gözetilmeden, adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.