YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8615
KARAR NO : 2015/21179
KARAR TARİHİ : 23.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Fethi’nin, iş bulacağı vaadiyle katılan …’tan adli sicil kaydı, nüfus cüzdanı fotokopisi ve fotoğrafla birlikte 1.030 TL para almasına rağmen iş bulmadığı gibi aldığı paranın da sadece bir kısmını iade ettiği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın savunmasında, ortağı olduğu taşıma şirketinde katılanın yanında çalışacağını, ihalede 2004 model araç istendiğini ancak katılanın 1995 model araç getirdiğini, bu aracı kabul etmediğini, bunun üzerine katılanın 1.000 TL zararı olduğunu söylediğini, kendisinin de 500 TL para verdiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, sanığın temyiz dilekçesinde de, benzer şekilde iddialarda bulunarak gayri resmi ortağı olduğu … Limanı Kaldırım Düzenleme ihalesi kapsamında işçilerin ulaşımı için katılandan 2004 model ve üzeri bir araç temin etmesini istemesine rağmen katılanın modeli düşük bir araç getirdiğini ifade etmesi, ayrıca katılanın da kolluk ifadesinde, sanığın kendisini havaalanında şoför olarak işe sokmak istediğini beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın … Şirketiyle bağlantısının olup olmadığı, bu şirketin havaalanı kaldırım düzenleme ihalesi alıp almadığı tespit edilerek, almış ise ihale şartnamesinde işçi taşımak için 2004 model ve üstü bir araç teminiyle ilgili madde olup olmadığının belirlenmesi, katılandan 1995 model araç getirip getirmediğinin sorulması, sanığın temyiz dilekçesinde iddia ettiği hususların araştırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E. ,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.