YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/874
KARAR NO : 2014/1164
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet savcısının süre tutum dilekçesinde hakim havale tarihinin bulunmadığı görülmüş ise de; dilekçe üzerindeki yazı işleri müdürünün havale tarihinin 22.06.2010 olduğu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosya gönderme formu içeriğine göre de; temyizin yapıldığı tarihin 22.06.2010 olarak gösterildiğinin anlaşılması karşısında; temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Çarşıbaşı ilçesi İncirli limanı mevkiinde bulunan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmazın, büfe, soyunma kabini ve duş yeri olarak kullanılmak üzere, 10.04.2009 tarihinde yapılan kira sözleşmesine istinaden 3 yıl süreyle sanığa kiralandığı, sanığın kira sözleşmesi hükümlerine aykırı bir uygulama yaparak plaj olarak kullanılan söz konusu taşınmaza girmek isteyen kişilerden güvenlik ve temizlik hizmetleri adı altında kişi başı 1 TL para tahsil etmek suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, 10.04.2009 tarihli yapılan kira sözleşmesi içeriğine, katılan ihbar tutanağına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı olan suçu işlediğine dair Jandarma Komutanlığının ihbar tutanağından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.