Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8843 E. 2015/21290 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8843
KARAR NO : 2015/21290
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan sigorta şirketinin acentesi olduğu, katılan şirket adına tahsil etmiş olduğu primleri, 13/04/1994 tarihli imzalamış olduğu acentelik sözleşmesinin 16. Maddesi ile, Sigorta Murakabe Kanunun 27. maddesi gereği bir hafta içinde müşteki şirkete göndermeyip uhdesinde tuttuğu olayda, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan şirkete karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle eylemin zincirleme şekilde gerçekleştirdiğinden tayin olunan cezanın TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.