YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9041
KARAR NO : 2015/21971
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan SGK vekili ve sanık … müdafiinin 24/12/2010 tarihli “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararını (sanık … hakkında) 29/12/2010 havale tarihli süre tutum-dilekçeleriyle (itiraz yanında) yasal olarak mümkün olmasa da “temyiz” etmiş olduklarından ve itirazları mahallinde görüşülüp reddedilmiş bulunduğundan; SGK (katılan) vekilinin başvurusunun sanıklar …, … ve … haklarında verilen “beraat” kararlarına yönelik olduğu kabul edilerek “yasa yolu başvurusu” sınırlandırılarak yapılan incelemede;
Mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan lehine tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücretinin sanığa yükletileceğine ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/1. maddesi hükmü ve temyizin kapsamı nazara alındığında tebliğnamedeki “düzeltilerek onama” düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Karı-koca olan sanıklar … ve ..’ın, önceden tanıdıkları (geçmişte bir süre onların iş yerinde çalışan) sanık ..’in kimliğini-kimlik fotokopisini (kimlik bilgilerini) birlikte hareket ettikleri … Merkezi Otomasyon-Müracaat servisinde çalışan sanık …’ya verip, … kimlik bilgileri ile sisteme giriş yapılarak Mücella’nın belirli tarihlerde muayene olmasını ve …, … veya çocukları için ilaçlar alınmasını sağlamaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Dosya kapsamı itibariyle sanıklar …, … ve …’ya yüklenen suçun sabit olduğuna dair savunmalarının aksini gösterir mahkumiyetlerine yeter derecede kesin delil bulunmadığını bu nedenle “beraatlerine” karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, “beraat” hükümlerinin ONANMASINA, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.