Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9233 E. 2015/22282 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9233
KARAR NO : 2015/22282
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
… Gıda Pazarlama Ltd. Şti. yetkilisi olan sanık tarafından, … Gıda Teks. İnş. Ve Tic. A.Ş emrine ödenmesi için keşide edilen 23/02/2007 tarih ve 36.869,20 TL bedelli çekin Türkiye Ekonomi Bankası’na ciro yolu ile geçip tahsile konulduğunda karşılıksız çıktığı, imza incelemesi sonucu imzanın sanığa ait olmadığının tespit edildiği, kredi alacağı temlik sözleşmesi gereği Türkiye Ekonomi Bankası’ndan kendisine geçen çekten dolayı … Varlık Yönetim A.Ş vekilince sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz sonucu, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kararın kaldırıldığı ve sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmakla;
1- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Suça konu çekin, bu çekin emrine düzenlendiği … Gıda Teks. İnş. Ve Tic. A.Ş tarafından önceden … kredi borcuna karşılık bankaya ciro edildiği, önceden … borca karşılık sahte çek kullanılması durumunda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı, sanık … hakkında … Gıda Teks. İnş. Ve Tic. A.Ş’ye yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış bir kamu davası da bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Sanığın yetkilisi olduğu Delta Gıda Pazarlama Ltd. Şti tarafından keşide edilen çekin, bu çekin emrine düzenlendiği … Gıda Teks. İnş. Ve Tic. A.Ş tarafından önceden … kredi borcuna karşılık bankaya ciro edildiğinin ve yapılan imza incelemesi neticesinde çekteki keşideci imzasının sanığa ait olmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, çeki bankaya ciro eden … Gıda Teks. İnş. Ve Tic. A.Ş yetkilisi dinlenilerek, suça konu çekin … Gıda Pazarlama Ltd. Şti tarafından kendilerine ne şekilde keşide edildiği, çeki sanık …’un keşide edip etmediği, keşide etmiş ise huzurda mı çeki imzaladığı, yoksa çekin önceden imzalı olarak mı kendilerine ulaştığı, çekin hangi borç ilişkisine istinaden kendilerine keşide edildiği hususları sorulup, … Gıda Teks. İnş. ve Tic. A.Ş ile yazışma yapılarak çekin şirket hesaplarına girişine ilişkin şirket defter kayıtları ile düzenlenmiş ise fatura ve ticari ilişkiye ilişkin diğer belge suretlerini celp edilerek, bütün deliller toplandıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.