YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9271
KARAR NO : 2015/21684
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, tamamen sahte oluşturulduğu tüm dosya kapsamı ile sabit olan, …. Şubesi nezdinde bulunan çek hesabından 25/04/2006 keşide tarihli, 4250 TL bedelli ve … tarafından düzenlendiği görünen çeki, bir şekilde temin ettikten sonra bir ticari alışverişe istinaden aldığı mal karşılığında şikayetçiye vererek haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde; …Tekstil isimli iş yerine sanık … isimli bir kişinin geldiğini ve kendisi ile yaptığı alışveriş karşılığında söz konusu çeki kendisine verdiğini, … isimli kişinin daha önce de kendisine sahte çek verilmesine sebebiyet verdiğinden dolayı… Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olduğunu;…. numaralı dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını ve dosyanın…. Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı verilerek gönderildiğini, halen….Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/19886 numaralı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, söz konusu dosyada …’in sanık olduğunu belirttiği, tanık ….’un yargılama aşamasında verdiği ifadesinde; sanık …’in, …’ın iş yerine gelerek mal aldığını ve karşılığında cebinden bir çek çıkartarak masanın üzerine koyduğunu beyan ettiği, tanık ….’nun yargılama aşamasında verdiği ifadesinde ise; …’in daha önce kendisinden de alışveriş yaptığını; ancak kendisine olan borcunu ödediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından sanığın ifadesinde belirttiği ve …’in şüphelisi olduğu dosyanın akıbetinin araştırılarak temin edilmesi, dosya içeriğindeki sahte çekin incelenerek …’ya ait ve çalındığı bilinen çek olup olmadığının belirlenmesi, çek üzerinde yazı ve imza incelemesi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, dosya kapsamında yargılanan ve beraat eden sanık …’in teşhise elverişli fotoğraflarının temin edilerek tanıklar …, … ile sanık …’a gösterilip iş yerine gelerek kendilerinden alışveriş yapan ve söz konusu çeki veren kişi olup olmadığının net bir şekilde belirlenmesinden sonra toplanan delilere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.