YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9287
KARAR NO : 2015/21942
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda verilen mahkumiyet kararının 24.08.2009 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın da yasal süresinden önce öğrenme üzerine 14.08.2009 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, 09.03.2010 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müşteki …’ın evine giderek kendisini … olarak tanıtıp, öğretmen olduğunu, 25 dairelik sitede yönetici olduğunu söyleyerek “senin kapıcılık işi arayan yakınının olduğunu duydum, bir kişiye ihtiyacımız var” dediği, bunun üzerine müşteki …’ın, kayınbiraderi olan diğer müşteki ..’yü arayıp kendisine “iş buldum, hemen gel” diyerek çağırdığı, daha sonra sanık ve müştekilerin bir taksi ile …’ye geldikleri, …’de sanığın, müştekilere “…’de bir telefon dükkanım var, binanın anahtarı orada, telefonunuzu da verin kontör yükleyeyim” dediği, bunun üzerine müşteki…’nün … marka cep telefonunu verdiği ancak sanığın yanında, taksinin arka koltuğunda oturan müşteki …’ın, hattının faturalı olduğunu belirterek telefonunu vermediği, sanığın, yanlarından ayrılıp geri dönmemesi üzerine müşteki …’ın montunun cebinde bulunan… marka telefonunun cebinde olmadığını fark ettiği, müştekilerin taksiden ilk indiği sırada sanığın bir kişi ile tokalaştığını gördüklerinden bu şahıs aracılığı ile yaptıkları araştırmada sanığın açık kimliğini tespit ettikleri anlaşılmakla, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 05.03.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.