YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9421
KARAR NO : 2015/22323
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık …’ın annesine ait işyerinin işlemlerini yapılmak üzere annesi olan sanık … genel vekaletname aldığı, bu vekaletname ile Yapı Kredi Bankası Devrek Şubesi ile kredi sözleşmesi yaparak annesi adına kredi alıp çektiği, bu kredilerini sürdürmesi amacıyla sanık …’nın suça konu iki adet bonoyu sahte olarak düzenleyip sanık … adına teminat olarak kredi sözleşmesi için verdiği, kredi borcu ödenmeyince yapılan icra takibi sırasında senet borçlusu olarak görünen katılan …’ye yönelik ihtarat üzerine katılan …’nin şikayetçi olduğu iddia olunan somut somut olayda;
1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapı Kredi Bankası Devrek Şubesi yazı cevabında suç konusu nitelikleri bono olan her iki bononun da ibrazında yeni açılan bir kredi bulunmadığını, sadece varolan açılmış bulunan kredinin teminatını oluşturduklarını belirtmesi, bu nedenlerle önceden … borç için verilen sahte bonoların dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, dolayısıyla sanık …’nın hakkında dolandırıcılık suçundan açılmış bulunan suçun unsurlarının oluşmadığı, söz konusu işyerinin sanık …’na ait olduğu halde genel vekaletnameye dayalı olarak tüm yetkilerini oğlu olduğu anlaşılan diğer sanık …’na devretmiş olduğu ve bütün işlemlerin de … tarafından yapıldığı, sanık savunmasının aksine sanığın üzerine atılı bulunan nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğine ilişkin kabul ve bu gerekçelerle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için; aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, işlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması ve bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerektiği de gözetilerek; sanığın, sahte olarak düzenlediği bonoları banka şubesine aynı anda mı, değişik zamanlarda mı teslim ettiği hususu araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan sanık hakkında yazılı şekilde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.