YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/945
KARAR NO : 2014/14842
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nda 38.837.001.1 sicil numarası ile yetim aylığı alan … … 15.05.1995 tarihinde vefat ettiği, ölmeden önce Mersin 6.Noterliği’ne giderek bir vekaletname düzenlettirdiği, bu vekaletnamede T.C Ziraat
Bankası Mersin şubesinden alacağı aylığı için sanığı vekil tayin ettiği, sanığın … …’in ölümünden sonra 01.07.1998 tarihinden 31.12.2007 tarihine kadar … … adına banka hesabına gönderilen 45.467,35 TL’yi vekaletnameye istinaden çektiği, sanığın … …’in öldüğünü şikayetçi kurum olan Sosyal Güvenlik Kurumu’na ve Bankaya bildirmediği, şikayetçi Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca sanığa … …’in vefatından sonra haksız olarak bankadan çekilen parayı kuruma iade etmesi yönünde yazılı ihtar gönderildiği, ancak sanığın faizi ile birlikte toplam 89.029,32 TL’yi kuruma iade etmediği, bu eylemiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlediğinin iddia edildiği olayda;
5237 sayılı TCK’nın 158/1,e-son maddesi gereğince haksız menfaat miktarının 45.467,35TL, haksız menfaatin iki katının 90.934,70TL olması dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 4547 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 43. ve 62. maddelerinin uygulanmasından sonra, aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den hesap edilmek suretiyle netice olarak 101.020,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak 90.934,00TL’nin ceza olarak belirlendiği ve TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılarak, sanık hakkında, neticeten 75.778,00TL olarak eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yetim aylığı almakta olan babaannesinin 15.05.1995 tarihinde vuku bulan ölümünü kuruma bildirmeyip, babaannesinin sağlığında kendisine noterden verdiği 18.11.1993 tarihli vekaletnameyi kullanarak bankadan 01.07.1998 tarihinden 31.12.2007 tarihine kadar yetim aylığını çekmeye devam etmesi şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.