Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9539 E. 2015/22398 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9539
KARAR NO : 2015/22398
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ün, katılana ait iş yerine gelerek traktör satın almak istediğini söylediği ve tarafların traktörün 34.000 TL değere satılması konusunda anlaştıkları, sanığın 10.000 TL nakit vererek geri kalan kısmı için kredi çekeceğini söylediği, bunun üzerine sanık …’ün yönlendirmesi ile katılanın traktör bayiliği yapan sanık …’nu arayarak, sanık …’in güvenilir olup olmadığını sorduğu, sanık …’in, Salih’in güvenilir olduğunu, kendisine kefil olduğunu söylemesi üzerine katılanın traktörün satışını sanık …’e yaptığı, sanık …’ün ayrıca katılana senet verdiği, katılanın sattığı traktörü sanık …’na ait iş yerinde sanık …’e teslim ettiği, ancak satışın yapıldığı gün noter olan arkadaşının katılanı arayarak, sanık …’ün traktörün satışını üçüncü bir kişiye yapmak istediğini söylemesi üzerine, katılanın durumdan şüphelenerek diğer bayileri aradığı, sanık …’ün, diğer sanık …’nun kefil olduğunu beyan etmesiyle, farklı iş yerlerinden 10.000 TL peşin vererek araçlar aldığını ve bunları aynı tarihte üçüncü kişilere sattığını öğrendiği, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;

1- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık beyanı, katılan ve tanık ifadeleri, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın beraatine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanık beyanı, katılan ve tanık ifadeleri, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın beraatine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.100 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.