Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9566 E. 2013/10445 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9566
KARAR NO : 2013/10445
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılıp yargılama aşamasında ayırma kararı verilen sanık …’nın, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/474 esas ve 2012/170 sayılı kararıyla haklarında mahkumiyet kararı verilen diğer sanıklar … ve … … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı telefonla arayıp kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıktan sonra, kendisinin kimlik bilgileri kullanılarak çok sayıda kredi kartı çıkartıldığını, bu kartlar ile yüklü miktarda harcamalar yapıldığını, parasını garanti altına almak için bankadan çekip bildirdikleri hesap numaralarına göndermesi gerektiğini söyleyerek, katılanın bankadaki paralarını çekip diğer sanıklara ait hesaplara 51.617,19 TL ve 100.620 TL olarak toplam 152.237,19 TL’yi hesaplara göndermesini sağlayarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin diğer sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 03.04.2013 tarihli, 2013/6244 esas ve 2013/6143 karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmesi, sanık … hakkındaki temyiz konusu dava dosyasının ise UYAP kayıtlarından örnekler çıkartılması suretiyle oluşturulup denetime imkan verecek şekilde soruşturma evraklarının tamamının dosya arasında bulunmaması karşısında, her iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2-Katılanın aldatılmasında bankanın vasıta olarak kullanılmadığı sadece ödeme aracı olduğu gözetilerek 5237 Sayılı TCK’nun 157/1. maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde aynı kanunun 158/1-f maddesi ile hüküm kurularak fazla ceza tayini,
3-Sanığın 5237 sayılı TCK’nın “53.maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı yasa maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.