YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/96
KARAR NO : 2014/1381
KARAR TARİHİ : 29.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile koyması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Katılanın sanık …’dan taksitle 200,00 TL’ye halı satın alıp karşılığında teminat olmak üzere bono verdiği, taksitlerini zamanında ödemesine ve 60,00 TL borcu kalmasına rağmen sanık …’in suça konu bonoyu diğer sanık …’a verdiği, sanık …’in de bonoyu icra takibine konu ettiği iddia olunan olayda; mahkemece, sanık …’ın suça konu senedin bedelini katılandan daha önce tahsil ettiği hususunda yeterli deliller bulunmaması, sanıkların katılana karşı hileli davranışlarda bulunmamış olmaları ve katılanla sanık … arasındaki anlaşmazlığın hukuki mahiyette bir anlaşmazlık olması gerekçeleri ile beraatlarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.