Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/973 E. 2014/14770 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/973
KARAR NO : 2014/14770
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in yanında arkadaşı … ile birlikte olay günü saat 15.20 sularında kendisine ait … plakalı araçla, .. mahallesinde yolda yürümekte olan şikayetçi’nin yanına yaklaştıp durdukları ve şikayetçi …’ya, yardımda bulunacaklarını tanıdığı kişi olup olmadığını sordukları, ardından sanığın şikayetçiye kendisine 50 TL vermesi halinde 100 TL vereceklerini söylediği, şikayetçinin 20 TL parasının olduğunu söylemesi üzerine “sana 200 TL verelim” diyerek şikayetçinin 20 TL’sini aldığı ve şikayetçiye ülkemizde dolaşımı ve değeri olmayan eski 500 Peru parasını vererek otomobil ile olay yerinden ayrıldığı, bu şekilde sanığın şikayetçiyi dolandırdığı sanığın ikrarı, şikayetçinin beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanmamış olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafisinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK 207/1. maddesince ”ibaresinin kaldırılarak “5237 sayılı TCK 157/1. maddesince” ibaresinin eklenmesi ile suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.