Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10013 E. 2015/23866 K. 16.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10013
KARAR NO : 2015/23866
KARAR TARİHİ : 16.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, suç tarihinde kağıt ve benzeri şeyleri topladığı sırada müştekinin görev yaptığı Dr. … Caddesi üzerinde bulunan İspark otopark girişinde bulunan güvenlik ofisinin penceresinin açık olduğunu gördüğü, çevrede kimsenin bulunmamasından yararlanarak pencereden uzanmak suretiyle içerideki yazar kasayı çaldığı, akabinde kasa içinde bulunan paraları aldıktan sonra kasayı dere yatağına attığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, müşteki ifadesi, olay yeri inceleme raporu, kamera izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a- Hırsızlık suçunun gece saat 03.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılmasına göre, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanığın, 07/03/2011 tarihli oturumdaki ifadesinde, müştekinin zararını ailesinin gidermekte olduğunu belirtmesi karşısında, suçun mağduru olan … A.Ş’nin yetkilisinin duruşmaya çağrılarak sanık tarafından zararın tamamen veya kısmen giderilip giderilmediği, zarar giderilmiş ise hangi tarihte giderildiği, kısmi ödeme varsa; 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi kapsamında, bu kısmi ödemeye rızalarının olup olmadığının sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun “ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi,
2- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık tarafından müşteki kuruma ait yazar kasanın çalınmak istenmesi sırasında zorunlu olarak yazar kasanın kablosunun kesilmesi suretiyle, çalınmak istenen malın aynına zarar verildiği anlaşılan olayda, hırsızlık suçu dışında ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında her iki suçtan hüküm kurularak fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına, 16.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.