YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10027
KARAR NO : 2015/23868
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek,failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle,konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma,dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, vb. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane, örnek
gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Suça sürüklenen çocukların, hırsızlık yapmak için daha önceden aralarında anlaştıkları, bu kapsamda müştekinin müdürlüğünü yaptığı … İlköğretim Okulunun önüne geldikleri, akabinde adı geçen okulun batı kısmında bulunan iki adet pencerenin demir korkuluklarını kırarak içeriye girdikleri, ancak okula ait alarmın çalması üzerine herhangi bir şey çalamadan suç mahallinden kaçtıkları, bu şekilde suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk savunması, müşteki ifadesi, olay yeri inceleme tutanağı, ve tüm dosya kapsamına göre suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında sonuç olarak tayin olunan 1 yıl hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilirken 7300 TL yerine 7200 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilerek suça sürüklenen çocuklara eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Suça sürüklenen çocuklar …, …, … hakkında kamu malına zarar verme suçundan, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan ve suça sürüklenen çocuklar …, …, … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk savunması, müşteki ifadesi, olay yeri inceleme tutanağı, ve tüm dosya kapsamına göre kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarının suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
a-) Hükümden sonra, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 152. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle suça sürüklenen çocuklar … ve …’ün hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-) Suça sürüklenen çocuk …’ün suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış olduğu dikkate alınarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi gereğince işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı hususunda rapor alınmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması,
c-) 08.02.2012 günlü iddianameyle sadece kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarından dava açılmış olup ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.1997 gün ve 88/147 sayılı ve benzer kararlarında da açıklandığı üzere; bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olaydan da dava açıldığını göstermeyeceği cihetle, iddianamede kamu malına zarar verme ve hırsızlık olarak nitelendirilen fiilin dışına çıkılarak dava açılmayan işyeri donulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 16.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.