Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10069 E. 2014/10810 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10069
KARAR NO : 2014/10810
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

Dolandırıcılık suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197/1. maddesi kapsamında parada sahtecilik suçunu oluşturacağı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Konya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2013 tarihli ve 2013/666 esas, 2013/1020 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 tarihli ve 2014/135 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17.03.2014 gün ve 2014/5408/19325 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2014 gün ve 2014/113565 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın tek lira olarak tabir edilen altınları bir kuyumcuya satmak isterken şüphe üzerine yapılan kontrolde, üzerinde bulunan 40 adet altın ile daha önce iki farklı kuyumcuya sattığı 5’er adet altınla birlikte toplam 50 adet altının, gramajının düşük olması ve darphane baskısı olmaması sebebiyle, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış ise de, ülkemizde Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarını basma görevinin, 234 sayılı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/b maddesi uyarınca Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğüne ait olduğu, diğer yandan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 198. maddesinde yer alan, “Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar, yetkili kurumlar tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler, tahviller ve evrak ile millî ziynet altınları, para hükmündedir.” şeklindeki düzenleme sebebiyle, milli ziynet altınları hakkında yapılan sahteciliğin, aynı Kanun’un 197/1. maddesi hükmü gereğince “parada sahtecilik” suçu kapsamında kaldığı, suça konu Cumhuriyet altın sikkelerinin (halk arasında Ata altını olarak da bilinen) 22 ayar olduğu, ancak gramajının düşük olup, Darphane baskısı olmadığı, gramajı düşük olmasa dahi kanun gereği altın sikke ve ziynet altınlarının Darphane tarafından basılması gerektiğinden, parada sahtecilik suçu kapsamında kalan eylem nedeniyle mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli ağır mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 29.12.2011 tarih ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinin 3.fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; iddianame anlatımına, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan TCK’nın 157/1. maddesi ile dava açılmış ve eylemin TCK’nın 197/1 maddesine uyduğundan görevsizlik kararı verilmiş bulunmasına, parada sahtecilik suçunun, TCK’nın 197/1.maddesinde göre iki yıldan on iki yıla kadar hapis; dolandırıcılık suçunun 157/1. madde ile bir yıldan 5 yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianame anlatımına ve nitelendirmeye göre, parada sahtecilik suçundan kamu davası açıldığının anlaşılmasına, Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (8.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 02/06/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.